9 Mart 2017 Perşembe

Mim #5 // Uyarlamaca

MİM
Uyarlamaca

    Mart ayı benim için mim ayı oldu resmen. Ben yazarken çok eğleniyorum, umarım sen de okurken eğleniyorsundur. Güzel günler geliyor sevgili okuyucu. Ağaçlar çiçek açtı, kuşlar bile daha güzel şakıyorlar artık ☻ Yorum Atölyesi yazarlarından Sevgili Sümeyye güzeller güzeli bir mim başlatmış ve beni de mimlemiş. Kendisinin yazısını okumak için tık-tık.... Bu güzeller güzeli mim için ona çok çok teşekkür ederek, başlıyorum ♥



1)Uyarlama dizi/film seyretmeyi sever misiniz? Ne sıklıkta uyarlama dizi film seyredersiniz?

   Çok severim. Okuduklarımın hepsini izledim ♥ İlk önce kitabı okuyanların, uyarlama filmlerden çok da etkilenmediğini biliyorum. Ve bence bu gayet normal. Satırlardan düşlerimize akan büyülü bir dünya var. Bir kitabı bin kişi okuyorsa, o kitap bin farklı şekilde hayal ediliyor demektir. Bence yapılan en büyük hata filmi izlemeden hemen önce kitabı okumak. Halbuki kitabı belli bir zaman önce okuyup hatırımızda ki satırlar tozlanana kadar biraz ara vermek gerekiyor. O zaman filmi izlemek daha keyif verici olabiliyor.Yani bence kitabı çok önceden okumuş olmak daha mantıklı. Filmi izlemeden hemen önce değil...


2)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz uyarlama film hangisiydi? Cevabı neye göre verdiniz?

    Çoğu uyarlama filmi severek izledim. Yine de (çokça eksikleri olmasına rağmen/ özellikle Azkaban Tutsakları'nda) zannediyorum en sevdiğim seri kendisi olduğu için Harry Potter izlemek bana her seferinde muhteşem bir keyif veriyor


3)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz, uyarlamayı yapanlara "neden yaptınız bunu neden?" diye sorduracak uyarlama film hangisiydi? Neden böyle düşünüyorsunuz?

   Okumakta en keyif aldığım romanlardan biri de Stephenie Meyer - Göçebe. Ve sanırım beni hayal kırıklığına uğratan tek uyarlama film de bu oldu. Karakterleri de beğenmedim, olay akışını da beğenmedim, film hızını da beğenmedim. İlk kez yapamamışlar diye düşündüğümü hatırlıyorum. Filmin ortasında sinema salonundan çıkasım geldi. Sinirden ağlayacaktım neredeyse. Ama annem de bayıldı filme, 'tam da hayalimde ki gibiydi' dedi ☻ Yani bu da bireysel farklılık oluyor herhalde, on bin yüz milyon baloncuk fikir ayrılıkları... İlginç! 


4)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz dizi uyarlaması hangisiydi? Neden?

   SHERLOCK tabi ki. Adamlar yapmış dediğim ilk dizidir. Daha önce Sherlock filmlerini izlemiş ve onları da beğenmiştim. Ama dizisi başka bir şey! Dizi sadece karakterler ve kişilikler bakımından kitaplarıyla benzerlik gösteriyor. Konusu tamamen zamanımıza uyarlanmış, senaryosu kendisini aşmış bir dizidir. Hala izlemediysen canım okuyucu o kadar çok şey kaybediyorsun ki...


5)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz uyarlama diziyi nedenleri ile birlikte söyler misiniz? 

   Ya ben Dexter'ı çok beğenemedim. Galiba başlamadan önce çok beklentiye girdim. O yüzden de büyük hayal kırıklığına uğradım... Bence en başarısız uyarlama dizi, şimdilik Dexter.

6)Diziye veya filme uyarlansa çok güzel olurdu, kesin izlerdim, uyarlanmasını isterdim dediğiniz bir kitap var mı?

Benim en sevdiğim ve dizi olarak izlemek istediğim serilerden biri Talihsiz Serüvenler Dizisi'ydi. Çocukluğumuzun serisi olan "Talihsiz Serüvenler Dizisi'ni"  bilmeyen yoktur herhalde. Hatta üç kitabı  film olarak uyarlanmıştı. Keşke dizi olsaydı demiştim, o zamanlar bile. Şimdi dizisi de geliyor ♥.♥ Dizinin fragmanlarını izledim, sahneler bana Tim Burton'ın filmlerini anımsattı o yüzden de daha bir ısındım diziye. Yorumlar da çok güzel. Benim izlemeyi planladığım yeni dizidir kendileri ♥ Nostalji ruhuma iyi gelecek ♥
    

Bu mim de burada bitiyor. Ben de öncelikle eğer hala yapmamışlarsa
Pek şeker Bir Pembe Sever'i 
bir de Sessiz Kaldım'ı mimliyorum ♥
Daha sonra da yapmayan ve yapmak isteyen herkesi mim'liyorum ♥

5 Mart 2017 Pazar

Mim #4 // Mim Davetiyem

○ MİM ○
Mim Davetiyem

Blue Things blogunun sahibesi, pek sevimli Aysel beni mimlemişti. Onun mimine ulaşabilmek için tık-tık. Kendisine çok teşekkür ediyor, kocaman öperek hemen cevaplamaya başlıyorum ♥ 

1.Sihirli bir değneğin olsa hayatında hangi anı değiştirmek isterdin?

Hayatım da 'yaa keşke bu da şöyle olsaydı', 'şunu da böyle yapsaydım' dediğim bir an, hiç olmadı. Keşkelerin insanı değilim ben, önüme bakarım hep. İyi ya da kötü, anılarımız bizi biz yapan şeylerdir. Geçmiş olmadan, hatalar düzeltilemez, yanlışların yanlış olduğu bilinemez ki. 



2.Küçükken büyüyünce ne olmak isterdin,neden? Şuan mesleğin ne?

Küçükken öğretmen olmak istiyordum. Bir ara lisedeyken kompozisyonlarımla falan ödüller alınca 'acaba yazar olsam nasıl olur?' hevesine kapılsam da, bana göre olmadığını anlamam çok da uzun sürmedi :)) Şimdi Çocuk Gelişimi okuyorum. Allah nasip ederse öğretmen olacağım :))



3.Burçlara inanır mısın?Burcunun özelliklerini taşıyor musun?

"Astroloji, özenle hazırlanmış sahte bilim ile oluşturulmuş kadim bir inanç sistemidir. İnsanı evrenin merkezi haline getirir. Astroloji M.S. 2. yy'da Filozof Batlamyus tarafından geliştirildi ve o zamandan beri zerre ilerlemedi. Yeni gezegenler bulunmasına ve dünyanın dönüş yörüngesinin Batlamyus'un çizdiğinden 23 derece kaymasına rağmen." diyor Richard Dawkins ve düşüncelerime tercüman oluyor. Burçlar mantıklı gelmiyorlar bana :))



Bir güzel mimin daha sonuna geldik. 
Herkes yapmıştır herhalde.
Ama yapmadıysan güzel okuyucu seni de mim'liyorum.  

3 Mart 2017 Cuma

Mim #3 // Hayaller Hayaller !

○MİM○
Hayaller Hayaller

İsmini her duyduğumda yüzüme kocaman gülümsemelerin yayılmasına sebep olan Canım Lila beni mimlemişti. (ismin üstüne tıkladığınızda onun güzeller güzeli cevaplarına da ulaşabilirsiniz) Sorular o kadar güzel ki... Yapmak için çok geç kaldım biliyorum , en içten teşekkürlerimi sunarak cevaplamaya başlıyorum. ♥

1. Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer ya da zaman dilimi var mı?
Biraz yağmur, biraz kitap ve biraz bitki çayıyla dünyanın herhangi bir yerinde hayal kurabilirim.



2. En çok neyin hayalini kurarsınız?

Manevi anlamda, huzurlu ve mutlu olmanın hayalini kuruyorum. Maddiyat işin içine girdiğinde küçük bir kasaba da mini-minnacık bir çiftlik alma hayalim var. (ALAMADI)


Bir de (Aile / İş / Çocuk) sahibi olmakla ilgili hayallerim oluyor her kız gibi... Okuduğum kitap karakterleriyle ilgili de bolca hayal kurarım yani. Bir sevdim mi çıkaramazsınız onları beynimden.

3. Şimdiye kadar çok hayalinizi gerçekleştirdiniz mi?
En büyük hayalim bir kedi sahibi olmaktı. Babam on sekizinci doğum günümde bu hayalimi gerçekleştirdi. Hayatımın en güzel anıydı. Asla unutamam... (P.S. - I ♥ U dad)


4. Henüz gerçekleşmemiş ama ileride gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı?
Şu sıralar en büyük hayalim. İstanbul'un dışında yaşamak. Daha sonra pişmanlık duyar mıyım? Bilemiyorum ama bu şehir hayatımı geçirmek istediğim şehir değil. Bir keresinde İstanbul'la ilgili şöyle bir benzetme okumuştum. "İstanbul sigara gibidir. Öyle güzel bir zevk verir ki içten içe sizi öldürdüğünü anlayamazsınız." Sigara kullanmıyorum. İstanbul'u da istemiyorum mümkünse :)) 



Umarım hayallerimizin hepsi gerçekleşir, umarım hepimiz "dünyanın en mutlu insanları" kervanına bir gün katılabiliriz... :)

Mim'in üzeriden oldukça fazla zaman geçtiği için yapmayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Ama eğer sen yapmadıysan okuyucu, hala neyi bekliyorsun? ♥

2 Mart 2017 Perşembe

Bulanlar Hep Arayanlardır

02.03.2017
Neyi yitiriyoruz, farkında mısın?

Bu blogu açarken bir 'Bullet Journal' gibi kullanmayı hayal etmiştim. 
İsteklerimi ve hedeflerimi maddeleştirebileceğim, hayatıma düzen vermeme yardım edebilecek tablolar hazırlayabileceğim, günlük tadında satırlar karalayabileceğim, hikayeler kaleme alabileceğim ve sürüyle listeler oluşturabileceğim...
 Neden oldu, nasıl oldu bilmiyorum ama ipin ucunu kaçırdım. 
Nerede hata yapıyorum diye düşünürken, sadece blogumda değil hayatımda da bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamam uzun sürmedi.



Hayatım boyunca kendime hep hedefler koydum. Bu hedefleri koyarken kaç tanesini gerçekleştirebileceğimi, kaç tanesini yapacak zamanım olacağını hiç düşünmedim.
Bir kaç aydır aklımda hep ölüm düşüncesi var.
Zannediyorum, tumblr ziyaretlerimden birinde; 
"Eğer yarın ölürsen, seninle birlikte neler ölürdü?" 
sorusuyla karşılaşınca beynimde bir bomba etkisi yarattı bu düşünce.
 İki gün önce de annem ananemden bahsettiğimiz bir sohbetimiz sırasında 
"Yaşlandı, ölümü kendisine daha yakın hissediyordur artık" dedi. Bunları söylerken günün birinde annesinden önce ölebileceği fikrini bulamadım kelimelerinde.
Sanki hep anneler önce ölürmüş gibi konuştu. Olması gereken buymuş gibi.
Halbuki öyle değil. Çocuklar da ölür, bebekler de...


Hep daha çok zamanımız olduğunu düşünüyoruz ama yok.
Hep olduğumuz yerde durmaya devam edeceğimizi zannediyoruz, asla değişmeyeceğiz sanıyoruz...
Şimdi var, şuan var ama, ya yarın?!
 Birkaç haftadır, 
'Yarın uyanabilecek miyim?' düşüncesiyle koyuyorum başımı yastığa.
Ve hala ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
Arıyorum sadece.
Önceden okuduğum güzel bir sözü rehber edindim kendime:
"Aramakla bulunmaz ancak bulanlar hep arayanlardır."


21 Şubat 2017 Salı

- Mini Ara/yış Aslında -


Uzun zaman oldu yazmayalı.
Acaba neden yazmıyorum,
dahası yazamıyorum diye sordum kendime!?
Sonra fark ettim ki yazılarım da bir şeyler eksik.
Dönüp yazılarınıza baktığınızda sizi tatmin etmedikleri oluyor mu?
Yani 'Amannnn, bunu da niye yazmışım ki!' falan dediğiniz oluyor mu hiç?
Ne bileyim?


Öyle geliyor bazen bana...
Şevkim kırılıyor.
Neyse hala arıyorum yazılarımda ki eksikleri.
Beni bekleyen iki tane de güzeller güzeli mim var ama...
Onlar da çok azıcık bekleyecekler herhalde.
Sahibelerinden çok özür diliyorum ama söz veriyorum,
yaparken çok özeneceğim; SÖZ.
Tükenmişlik sendromuna mı girdim acaba?
Allah Allah!


10 Şubat 2017 Cuma

Pottermore

○ Pottermore ○
from J. K. Rowling

"Gerçek kişiliğimizi yeteneklerimiz değil, yaptığımız seçimler gösterir."
 diyor Albus Dumbledore. Bence Pottermore profesörün bu sözü baz alınarak hazırlanmış bir site. Tüm Haryy Potter hayranlarının girip kendisini keşfetmesi gerek. 


Sayfa, seri bittikten sonra boşluğa düşen potterhead'lerin moralini bir nebze yükseltmek ve onlara hikayenin kıyısından köşesinden geçen kahramanları, yaratıkları ve büyüleri tanıtmak için yazılmış makalelerle dolu.
Ama beni en mutlu eden kendi evinizi, asanızı ve patronusunuzu seçebiliyor olmanız.
Tabi bunu duyan ben durur muyum? Hemen yaptım testleri.
Önce seçmen şapkayı geçirdim başıma. Yalan söyleyemeyeceğim. Benim en sevdiğim bina en başından beri Slytherin. İlk neden renklerine bayılıyor olmam, ikincisi ise Snape'in Slytherin'de olması sanırım.  Nedendir bilinmez Snape'in iyi tarafta olduğu belli olmadan önce bile en sevdiğim karakterlerden biriydi. Gıcık insanları kaçınılmaz bir şekilde seviyorum, kendimi değiştiremem ya :D


 Neyse Pottermore sorduğu ilginç sorularla beni Ravenclaw evine yerleştirdi. Başta (çok da zeki olmadığımdan mütevellit) hoşuma gitmese ve üzülsem de artık evimden memnunum. Seçmen şapka ne diyorsa odur sonuçta :/ Aşkım Slytherin ve güzelim zindanlar hoşçakalın o.O  


İlvermorny evim için de Pukwudgie binasını istemiştim (ama tahmin edin ne oldu ) oraya da uygun görülmedim :D Wampus çıktı ♥.♥ Neyse ki ılımlı ve sevecen bir insanım, evlerimi şimdiden çok sevdim... Yeyy!♥



Daha sonra asamı seçtim. Alıç ahşabı ve tek boynuzlu saç teli alaşımıyla 12 1/4 inç boyunda şaşırtıcı esnekliğe sahip bir asam var artık ♥ Seçimlerim sonucu en çok hoşuma giden şey patronusumun bir kedi olması, Manx Kedisi ♥ Ayrıca patronusunuzu seçerken harika bir görsel şölen sunuluyor size... 


Ben bayıldım siteye. Herkesin seveceğine eminim. En kısa zamanda ziyaret edin.
Sevgili Blue' nun sayfasında Pottermore hakkında bir posta rastlamıştım. Bu yazıyı hazırlama ilhamını bana verdiği için kendisini kocaman öpüyorum.
Kendisinin yazısına ulaşmak için tık-tık....

9 Şubat 2017 Perşembe

Mim #2 // Aklımda Deli Sorular

○ MİM ○
Aklımda Deli Sorular

Sevgili okur, 
Başlattığım ilk mim olması sebebi ile ben yazarken çok eğlendim ♥
Umarım sen de okurken güzel vakit geçirebilirsin.
 Başlıyorum... 

1-Almaktan asla vazgeçemeyeceğin bir şey var mı?
Sizin de benim gibi tabi ki çikolata dediğinizi duyar gibiyim. Demek siz de Willy Wonka hayranısınız... Alın bakalım :)


2-Büyük, kocaman bir acı hissettiniz mi?
Sanırım sormak istediğin şey serçe parmağımı sehpaya vurup vurmadığım. Sahi? Serçe parmağını sehpaya vurmayacak yiğit anasının karnından doğmuş mu...? Şahsen ben o küçük fazlalığı bir yerlere vurduğumda bahçemizdeki olmayan havuzumuza atlayıp tam da böyle ağlamak istiyorum!


3-Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı?
Misafirlerin çocuklarına bakıcılık yaptığım o günleri hatırlaması bile korkunç... Hadi ablası al sen bunu; kendisi bile 'bu' diye hitap ediyor çocuğuna gerisini siz düşünün :) Bu da benim çocuklara bakmaya başladıktan üç dakika sonra tuvaletteki halim oluyor. Bir çocuk gelişimci olarak kendimden utanmalı mıyım? Evet. Utanıyor muyum? Hayır. Swell!



4-Özel bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin?
Goblin'i çok kıskandım. Bir kapıdan geçince dünyanın herhangi bir yerinde başka bir kapıdan çıkayım :) ♥ Olmaz mı? 




5-"Etraf ne der" diye düşünmeden hareket edebilir misin?
Aslında karşılarına geçip işaret parmağımı burunlarına dayamak sonra da "aynaya bak ve poponu kaşı sen benim hayatımın zerresi seni ilgilendirmez" demek istiyorum ama diyorum kızım saçmalama etraf ne der sonra... Ben söylemem sen anla!



6-Hangi mevsimi seversin? 
Sonbahar insanıyım ben, nadiren de kış. 
Sabah pencerimi açtığımda sisin içinde kalmış bir Hisar görmek heyecanlandırır beni. Hisar'a sis çökünce göz gözü görmez, bir romanın içine düşmüş gibi hisseder insan. Arada sırada yağan yağmur sadece ıslanmak için çıkıyorsanız dışarı mutlu eder sizi ve işin en güzel yanı Hisar'da insanlar ıslanmak için çıkarlar dışarı. İşte bu yüzden sonbahar, hayatımın mevsimidir benim.


7-Blog yazmak sana ne kattı?
Denizler dolusu özgürlük herhalde...


8-En sevdiğin dizi, film, animasyon ve kitap hangileri?
Dizi açık ara Sherlock şu sıralar, değişmesi pek muhtemel gözükmüyor. 
Film Prestij, hala her izleyişimde şaşırıyorum.
Animasyon tabi ki rakipsiz, Howl's Moving Castle. 
Ve kitap olarak da fanatikliğimin verdiği yetkiye dayanarak Harry Potter serisini seçiyorum. 


9-Düşlediğin hayatı yaşayabildin mi?
Gönlümce hayaller kurabiliyorum :) Yetmez mi :)


10-Gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi?
Neredeeee??? Bende öyle derin bir uyku var ki deprem olsa tavan üstüme düşse yine de uyanmam yani o kadar :D Şaka maka benim kedicik bazen horluyor, uyandırıyor beni. Adını seslenince susuyor anca. Yani bu sayılır mı? Hadi, hadi saydım ben ♥


Yeyy!! Umarım mim'i beğenirsiniz. Bakalım ben kimleri mimlemişim? 
Biricik Lila'yı, sevgili Deep'i, canım Ayşenur'u, pek şeker Mayıs Yağmuru'nu, baharı sevdiren Persephone'i, adaşım Elif'i, adını her duyuşumda nedendir bilinmez aklıma Kleopatra'yı getiren YalnızAmaÖzgür'ü, çok tatlı Bayan Hohori'yi, leylak kokulu Aslıhan'ı, mavinin en sevimli tonu Aysel'i , bu nasıl bir uyum dedirten Kızkardeşleri, ismi geçince aklıma zıplayan tavşanları getiren Pofuduk'u ve çok bi' tatlı Saliha'yı mimliyorum.
Kendini mim'lemek isteyenleri de sonuna kadar destekliyorum.
Seviyorum sizi ♥




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...